Anlaşmalı Boşanmanın Hukuki Sürecine Dair Bilgiler…

Anlaşmalı Boşanma

Aile konut şerhi, boşanma davasında gayrimenkulün devri istemi, kefalette eşin rızası

İKİ ADIM GERİ BİR ADIM İLERİ…

Aile konut şerhi, boşanma davasında gayrimenkulün devri istemi, kefalette eşin rızası

Ve bir gün daha geldi “evet bu bahsettiğimiz hak vardı ama şuan uygulanmıyor” demek zorunda kaldığımız… Aile konut şerhi müessesesi çok önemliydi çünkü elektronik ortamdaki tapu müdürlüklerinin kayıtlarına göre Türkiye genelindeki tapuların yüzde 65′i erkeklerin üzerine kayıtlı bulunuyor iken çoğu kez tüm ailenin bir ömür zar zor kazandıklarıyla elde edilen ve tüm ailenin çocuklarıyla birlikte barınma ihtiyacını karşılayan onları bir arada ve ayakta tutan ve yine çoğu kez o ailenin tek güvencesi olan adı üstünde “aile konutlarına” TMK’nun 194. Maddesinin 3. fıkrası[1] uyarınca diğer eşin rızası olmaksızın devir yapma yasağı uyarınca Tapu Sicil Tüzüğü’nün 57. maddesinin (d) bendi ile  gayrimenkul üzerine kayıtlı bulunmayan eşin konutun aile konutu olduğunu kanıtlayan muhtarlıktan ve varsa apartman yönetiminden alınmış belge ile birlikte vukuatlı nüfus kayıt örneği veya evlilik cüzdanı sunması halinde gayrimenkulün sahibi olan eşin rızası aranmaksızın harçsız ve davasız tapu sicil müdürlüğüne yapılan başvuru ile aile konut şerhi düşülebiliyordu. Bu şerh sayesinde, ailesinden mal kaçırmak isteyen eşlerin önüne geçilmiş ve eşinin “sana tek kuruş yedirmeyeceğim, “seni ortada bırakacağım” sözleri ile dünyası kararan çok kadın için bir dayanak kazanılmış olunuyordu.

Kadın haklarıyla ilgilenen tüm meslektaşlarımız  için kadının ve dolayısıyla ailenin ekonomik birliğinin korunması adına en önemli hukuki işlemlerden biri olan aile konut şerhinin tesisi, hususunda mahkemece, dayanağı maddi hata içeren dolayısıyla hukuken geçerli olmayan bir gerekçe ile yürütmeyi durdurma kararı verildi. Üstelik yürütmeyi durdurma kararını veren İdare Mahkemesi değil Danıştaydı[2] ve yürütme durdurma kararı TMK’nun 194. Maddesinin 3. fıkrasının uygulama maddesi olan Tapu Sicil Tüzüğünün 57. maddesinin d bendinin ve 2002/7 sayılı genelgenin[3] “Aile Konutu Şerhi” başlıklı Bölümünün 1. maddesinin iptali istemi ile açılmıştı yani gayrimenkulüne aile konut şerhi konulan davacı, kendi gayrimenkulündeki şerhin kaldırılmasını değil bu şerhin konulmasına neden olan tüzüğün ve genelgenin ilgili maddesinin iptalini istemişti.[4]

Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

50 Soru 50 Cevapta Aile Hukuku

  1. Kadınların hakları için mücadelelerindeki dönüm noktaları ve bu kapsamda 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün anlam ve önemi nedir?

Kadınların hakları için mücadeleleri, Fransız devrimi sonrasında siyasi haklar için kitlesel kadın hareketi ile başlamıştır. 1791 yılında ise Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi kale alınmıştır, bildirgenin 1. Maddesi, “ Kadın özgür doğar ve erkeklerle haklar bakımından eşittir.” şeklindedir ve bildirgeyi okuyan devrimci kadın giyotinle idam edilmiştir. Gerekçe olarak ise “Kadın doğasına aykırı olarak kürsüye çıkmış, siyaset yapmak istemesi, bu cezanın diğer kadınlara ders olması…” gösterilmiştir. ABD’nin New York kentinde 8 Mart 1857 tarihinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlamış, bu grevden sonra tekstil ve tütün sanayide grevler patlak vermiş ardından 1908 de kadın işçiler tekrar grev yapmış ancak polisin işçilere saldırması ve patronların işçileri dışarıdan destek görmelerini engellemek için fabrikaya kilitlemesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can vermiş, işçilerin cenaze törenine 10.000′i aşkın kişi katılmıştır bugün emekçi kadınlar günü olarak kabul edilmiş ve her yıl anılmıştır. Emekçi kadın hareketinin bizdeki bir yansıması ise 1908’de Bursa’da dokuma işçisi kadınların daha uygun çalışma koşulları için grev yapmasıyla karşılık bulmuş, Ulusun Kurtuluşu mücadelesinde Türk Kadınlarının Kastamonu mitingi,10 Aralık 1919 üç binden fazla Kastamonu’lu kadının; ülkemizin işgalini ve kadın ve çocuklara yapılan vahşeti protesto etmesi ile devam etmiştir. Bu tarihleri kadın mücadelesinin başlangıçları olarak anabiliriz. Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

YENİ MEDENİ KANUN EŞLERE MALİ KONULARDA HANGİ HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ GETİRİYOR?

Yaklaşım Dergisi / Ocak 2005 / Sayı: 145

I- GİRİŞ

Aile toplumun çekirdeğidir. Bu kurum insanlığın varoluşu kadar eski bir kurumdur. Ülkeler anayasalarında aileyi koruyucu çeşitli önlemler almışlardır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. maddesine baktığımızda ailenin toplumun temeli olduğu, eşler arasında eşitlik bulunduğu, devletin ailenin korunması için gerekli tedbirleri alacağının öngörüldüğünü görürüz. Ailenin temeli karı koca yani ayrı cinsten olan iki insandır. Ne varki insan tabiatında kişiden kişiye değişen olumsuz bağdaşmaz ruh halleri  ve karakter yapıları mevcuttur.   İşte bu nedenledir ki zaman zaman karı koca arasında bazı anlaşmazlıklar baş göstermekte başlangıçta basit gibi gözüken uyuşmazlıklar zamanla nefrete, hatta düşmanlığa dönüşmektedir. Bu yüzden eşler çareyi müşterek birliği bozmakta aramaktadırlar. Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

ŞİDDETİN İZİ ZOR SİLİNİR

Romantik kararlarıyla tanınan İstanbul 1. Aile Mahkemesi Hâkimi İzzet Doğan, şiddet nedeniyle eşinden boşanmak isteyen kadının açtığı davada, örnek bir karara daha imza attı.

Hâkim Doğan, kadının ‘savunmasız birey’ olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Korunma isteği karşısında devletin ve yargının eylemsiz kalması söz konusu olamaz” dedi.

ÜNLÜ çiftleri boşarken yazdığı romantik kararlarla tanınan İstanbul 1. Aile Mahkemesi Hâkimi İzzet Doğan, kocası H.D.’den şiddet görünce evini terk edip sığınma evine yerleşen E.D.’nin tedbir talebiyle ilgili ilginç bir karar aldı. 1999’da evlenen ve iki çocuğu olan E.D., eşinden şiddet gördüğü, kaburgalarının kırıldığı, boğulmaya çalışıldığı iddiasıyla evini terk edip bir kamu kuruluşuna sığındı. Sürekli içki kullanan eşinin mesaj atarak tehdit ettiğini ileri süren E.D., 7 Haziran’da İstanbul 1. Aile Mahkemesi’ne başvurarak, Ailenin Korunmasına Dair 4320 sayılı yasadaki tedbirlerin uygulanmasını talep etti.  Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

SIĞINMA EVİ MEVZUATI

KANUN NO: 2828

SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU KANUNU (*)

Kabul Tarihi: 24 Mayıs 1983

Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 27 Mayıs 1983 – Sayı: 18059

5.t. Düstur, c.22 – s.355

_____
(*) 1 – 14 Mart 1991 tarih ve 3703 sayılı Kanun’un Ek Madde 2 si hükmü gereğince;
Bu Kanun’un da geçen Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ile ilgili olarak geçen “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı” ibareleri “Başbakanlık”, “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı” ibaresi “Başbakan” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
2 – 30 Mayıs 1997 tarih ve KHK/572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek Madde 4 ü hükmü gereğince;
Bu Kanun da geçen “sakat” ibaresi “özürlü”, “kör” “görme özürlü”, “sağır” ibaresi “işitme özürlü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Devamını Oku…
Anlaşmalı Boşanma

OPUZ KARARI TAM METNİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı

OPUZ/Türkiye*

Başvuru No. 33401/02

Strazburg

9 Haziran 2009

ÜÇÜNCÜ DAİRE

USUL

1. Bu dava, Nahide Opuz (“başvuran”) adlı T.C. vatandaşı tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 15 Temmuz 2002 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi – AİHS”) 34. maddesi uyarınca yapılan 33401/02 numaralı başvuru sonucu görülmektedir.

2. Başvuran Diyarbakır Barosu avukatlarından M. Beştaş tarafından temsil edilmektedir. Türk Hükümeti kendi Ajanıyla temsil edilmiştir.

3. Başvuran, özellikle, Devlet makamlarının kendisini ve annesini aile içi şiddetten koruyamadığını, bunun annesinin ölümü ve kendisinin de kötü muameleye uğramasıyla sonuçlandığını iddia etmiştir. Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

OPUZ KARARI HABERLERİ

Opuz kararı Türkiye`de hukukun yavaşlığını gösteriyor`

LONDRA(CİHAN)-

Türkiye`nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) tarafından mahkum edilmesini ele alan İngiliz The Independent gazetesi, bu olayla birlikte Türkiye`nin sabıkalı insan hakları sicilinin yeni bir darbe aldığı yorumunu yaptı.

Türkiye`nin kocasının sürekli şiddetine maruz kalan bir kadını koruyamadığını yazan gazete, ilk kez aile içi şiddetten yargılanan Türkiye`nin mahkum edildiğinin altını çizdi. Gazeteye konuşan davaya tanıklık eden İnsan Hakları Yasal Koruma Direktörü Andrea Coombers, bu adımın geç kalınmış bir adım olduğunu söyledi. Bu olayın sadece Türkiye ile ilgili bir olay olmadığını belirten Coombers, konuyla ilgili gazeteye yaptığı açıklamada, `Bu AİHM tarafından atılmış ileriye yönük önemli bir adımdır.` dedi.

Bu arada Türkiye`de yasalara göre nüfusu 50 binden fazla olan yerleşim yerlerinde kadın sığınabileceği merkezlerin açılması gerektiğini yazan The Independent, ancak bunun belediye başkanları tarafından `keyfi ve isteğe bağlı` olarak görüldüğüne dikkat çekti. Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

KADIN SIĞINMA EVLERİNE DESTEK

Kentte bulunan 5 kadın sığınma evine makine atölyeleri kurularak oyuncak bez bebek, bez çanta ve aksesuar üretilecek, satış geliri ise kadınlara kalacak.

EGE İş Kadınları Derneği (EGİKAD), İzmir Valiliği ile işbirliğine giderek sığınma evlerindeki kadınlara meslek öğretmek için harekete geçti. Kentte bulunan 5 kadın sığınma evine makine atölyeleri kurularak oyuncak bez bebek, bez çanta ve aksesuar üretilecek, satış geliri ise kadınlara kalacak.
Gördüğü şiddet ve ekonomik özgürlüğünün olmamasından kaynaklı sığınma evlerinde yaşamını sürdüren kadınlar için proje başlatıldı. EGİKAD’ın öncülüğünü yaptığı projeye İzmir Valisi Cahit Kıraç da destek verdi.
Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

HER 10 KADINDAN 4′Ü ŞİDDETE MARUZ KALIYOR!

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, Türkiye’de, yaşamının bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların oranının ortalama yüzde 39 olduğunu, bu oranın kentsel alanda yüzde 38, kırsal alanda ise yüzde 43′ü bulduğunu belirterek, “Kısaca yaşamı boyunca her 10 kadından 4′ü fiziksel şiddete maruz kalmaktadır” dedi.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfının, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonunun desteğiyle, Kadir Has Üniversitesinde düzenlediği “2010′lu Yıllarda Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele” Konferansına katılan Akşit, Türkiye’de kadın hakları alanında gerçekleştirilen son reformlarla önemli bir mesafe katedildiğini söyledi.
Devamını Oku…

Anlaşmalı Boşanma

EMNİYET VE SHÇEK VE KADININ STATÜSÜ MÜD ARASINDA İMZALANAN PROTOKOL

T.C.
BAŞBAKANLIK
SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, KADININ
STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARASINDA AİLE İÇİ ŞİDDET MAĞDURLARINA VE MAĞDUR ÇOCUKLARA YÖNELİK
VERİLEN HİZMETLERİN KURUMSAL KAPASİTESİNİN ARTTIRILMASI VE İŞBİRLİĞİNİN
GELİŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN PROTOKOL

TARAFLAR
MADDE 1- Bu Protokolün imza edilmesinde ve uygulanmasında taraflar; Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünü ifade eder.

AMACI
MADDE 2- Bu protokol ile Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nce aile içi şiddet mağdurlarına ve mağdur çocuklara yönelik verilen hizmetlerde kurumsal kapasitenin artırılması, işbirliğinin geliştirilmesi, uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi ve bu hizmetlerin bütün mağdurlar
açısından erişebilir olması amaçlanmaktadır. Devamını Oku…